Kanatlılarda yuvarlak solucan enfestasyonlarının başarıyla yönetimi
Yuvarlak solucan enfeksiyonları dünya genelinde kanatlı yetiştirmede yaşanan üretim kayıplarına ve hayvanlardaki refah kriterlerinin azalmasına önemli ölçüde negatif etkir.

Lieven Claerhout DVM Huvepharma Global Ürün Müdürü
Yuvarlak solucan enfeksiyonları, teknik performans ve karlılık üzerine etkir ve yüksek prevalans göstermesine karşın genellikle aşağıda bahsi geçen konular açısından göz ardı edilmektedir:
> Yumurta verimi, kuluçka randımanı ve yem dönüşümünün bozulması ile ortalama günlük canlı ağırlık artışında azalma meydana gelir. Bu alt üst olan teknik göstergeler yem maddeleri için yaşanan rekabet ve bağırsak mukozasının hasarı ile yakından ilişkilidir. Devamında meydana gelen besin maddelerinin sınırlı emilimi nedeniyle, hayati işlevler ve üretim, karaciğerden daha fazla enerji rezervi kullanılarak telafi edilir.
> Genel durumda bozulma ve bazen ishal gözlemlenir.
> Heterakis gallinarum nedeniyle meydana gelen Histomonas meleagridis (karabaş hastalığı) gibi diğer patojen hastalıkların bulaşması gerçekleşir.
> Aşılama ve saha enfeksiyonları sonrası daha düşük bağışıklık görülür. Bağışıklık sistemindeki bu baskılanma, antimikrobiyallerin kullanımında ve diğer patojenlere karşı duyarlılıkta artışla sonuçlanabilir.
Enfeksiyon baskısının değerlendirilmesi bazen zordur. İyi sanitasyon, hepsi içeri-hepsi dışarı uygulama, temizlik ve dezenfeksiyon gibi idari koşulların ölçümü ve yabani kuşlarla temasın azaltılması solucan enfestasyonlarının başarıyla ve tamamen kontrolü için yeterli değildir.
Birçok ülkede hayvan refahının daha üst düzeyde olması için artan tüketici talepleri ve yumurtacı tavuklar için yetiştirme sistemlerindeki düzenlemeler, geleneksel kafes sisteminden tünekli yerde yetiştirme sistemlerine geçişe yol açmıştır. Geleneksel veya organik free range yetiştirme sistemleri ile giderek artan sayıda kanatlı hayvanın dış ortam erişimine sahip olduğu görülmektedir.
Ne yazık ki, tüm bu kafessiz barınma sistemleri, tipik olarak fekal-oral enfeksiyon yolları ile parazit enfeksiyonlarının yayılmasına neden olur.
Yapışkan solucan yumurtaları hızla ve kitlesel olarak yayılır ve uzun yıllar boyunca bulaşıcı kalır. Yüksek derecede kontamine ortam nedeniyle sürekli yeniden enfeksiyon oluşumu, parazit enfeksiyonlarının yeniden ortaya çıkmasına neden olur ve tüm alternatif hayvancılık sistemlerinde yüksek gastrointestinal helmint prevalansı not edilir.
Gallifen® (Huvepharma’nın fenbendazolü) ile solucan temizleme stratejisi, yuvarlak solucan enfeksiyonlarının teknik performans üzerindeki negatif etkisini önemli ölçüde azaltır ve karlılığı artırır.
GÖRÜLME SIKLIĞI
Yuvarlak solucanlar (nematodlar) gastrointestinal solucanların en önemli grubudur ve Ascaridia galli, Heterakis gallinarum (sırasıyla büyük ve küçük yuvarlak solucan) ve Capillaria spp. (kıl kurdu)’yi içine alan bir grubu içerir. Avusturya’da yakın zamanda yapılan bir araştırma, kafes dışında yetiştirilen yumurtacı sürülerin %87,9’unun yumurta üretiminin pik döneminde en az bir nematod türü ile enfekte olduğunu gösterirken, üretimin sonunda prevalansın %98,5’e kadar arttığını göstermektedir.
A. galli ve H. gallinarum açık ara en yüksek prevalans oranlarını göstermektedir (her biri %92.4). Capillaria spp.’nin görülme sıklığının içerde yetiştirme ile karşılaştırıldığında, açık erişimli kümeslerden daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir (%39.4).
Capillaria spp. zayıflama, ishal ve hemorajik enterite neden olabilir. Sestodlar (15.2%) özellikle dış erişimli kümesler ve çoğunlukla üretimin sonunda tespit edilebilir.
Gastrointestinal solucan enfeksiyonlarının prevalansı ve helmint türlerinin çeşitliliği kanatlıların yaşı ile birlikte artmaktadır. Şu anda solucan enfeksiyonlarının teşhisi için iki temel yaklaşım vardır:
Nekropsi: Görsel farklılaştırma ve mikroskobik inceleme.
Dışkı analizi: Yüzdürme metodu ve gram dışkıda yumurta sayımı (EPG).
Solucanların varlığını ve atılımını en doğru şekilde tespit etmek için yukarıda belirtilen tanı araçlarının kombinasyonundan faydalanılması önerilmektedir.
Antihelmintik tedavi için belirlenmiş eşikler hakkında hala veri eksikliği vardır. Seroloji A. galli ve H. gallinarum enfeksiyonlarının erken teşhisi için umut verici görünmektedir. Erken teşhis (EPG veya nekropsi öncesi) daha iyi bir solucan kontrol programı için değerli bir araç haline gelmiş gibi görünmektedir.

NEKROPSİYE DAYALI TANI
Sağlıklı ve farklı yaşlarda yeterli sayıda ve yakın zamanda ötenazi edilmiş kanatlı hayvan varlığı gerekmektedir.
Görsel bakı: Yuvarlak solucan türleri bağırsak kanalının farklı bölümlerindeki varlıklarına ve nekropsi sonrası doğrudan post mortem makroskobik bakıdaki boyutlarına göre tanımlanabilirler (Tablo 1).
Bununla birlikte Capillaria spp.’nin ve juvenil evrelerin tespiti zorludur.
Parazit yumurtalarının tespiti için bağırsaklardan mukozanın kazınması ile yapılan mikroskobik araştırmalar, tanı için daha az etkili bir yöntem gibi görünmektedir.
DIŞKI MUAYENESİNE DAYALI TANI
Bir araya getirilen dışkı numuneleri alınmalı, saklanmalı ve laboratuvara uygun koşullarda gönderimi sağlanmalıdır:
> Fekal ve çekal atıkları her sürü başına sırasıyla 300 g ve 30 g olarak toplayın.
> Ünitenin tüm alanından numune alınmalı ancak yem ve su kaynağının hemen yanından almamaya dikkat edilmelidir.
> Numunelerin uygun şekilde etiketlenmesi gerekmektedir.
> Numunelerin ağzı kapalı kutularda 5-8˚C’de soğuk şekilde muhafaza edilerek ve eğer mümkünse soğutma altında laboratuvara 1 hafta içerisinde gönderilmesi gerekmektedir.
> Numuneler dondurulmamalıdır.
Dışkı muayenesi için iki tanı yöntemi mevcuttur:
> Her yuvarlak solucan türüne özgü yumurta formları basit bir yüzdürme yöntemi ile araştırılabilir. Bu yüzdürme tekniği, bir veya daha fazla solucan türünün varlığını tespit etmek için kalitatif bir testtir. Bununla birlikte bu yöntem enfeksiyon baskısı konusunda bir gösterge değildir. A. galli, H. gallinarum ve Capillaria spp. için çok etkili olmakla birlikte sestodlar için daha az uygun bir yöntem olarak değerlendirilir.
> Gram dışkı (EPG) için yumurta sayımı McMaster sayma tekniği ile gerçekleştirilir. EPG ne kadar yüksek olursa, nekropsi sırasında ilgili yuvarlak solucanı tespit etme olasılığı o kadar yüksek olur. Yumurtaların saçımı ve dışkıdaki parazit yumurtalarının dağılımı değişkendir (yaş, bağışıklık, stres, günlük dalgalanmalar) ve sürüdeki gerçek enfeksiyon baskısını belirlemek zordur.
Yanlış negatif sonuçlar sadece olgunlaşmamış (yumurta atımı olmayan) formlar mevcut olduğunda ve numuneler uygun bir şekilde alınıp transfer edilmediğinde rapor edilebilir.
Dahası, A. galli ve H. gallinarum’un yumurtaları çok benzerdir. Bu, H. gallinarum’un prevalansının kolayca hafife alınmasına yol açabilir, çünkü ikincisinin ortalama EPG sayıları tipik olarak daha düşüktür.

GRAFİK 1.
Yumurtacılarda/damızlıklarda önceden belirlenmiş bir antihelmintik tedavi protokolü örneği. Uygulama zamanlaması pembe ile gösterilmiştir.
TEMİZLİK STRATEJİSİ
Parazitin enfeksiyon baskısını azaltmak için mantıksal olarak ardışık tedaviler yapmak gereklidir. Temizlik stratejisi 3 farklı yolla uygulanabilir: > Mevcut parazit türlerini ve bunlara karşılık gelen yumurta atılımını belirlemek için gaita muayenesi ve nekropsi ile sürünün periyodik olarak izlenmesi (altı hafta süresince): Kanatlılara ötenazi uygulanmalıdır ve araştırmalar yoğun emek gerektirmektedir. Numune alma ve teşhis ile ilgili olarak yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınmalıdır. Bu tekrarlayan analizlere dayanarak, veteriner hekimler o sırada, durumun daha sonra yeniden mi değerlendirileceği yoksa direkt tedaviye mi geçileceği konusundaki uygun yolu önerebilir. Antihelmintik tedavi bu yaklaşımda çoğunlukla çok geç başlatılır. > İşletmeye özgü uygulanan incelemeler, barınma koşulları, sürü sağlığı, kanatlı türü ve yaşına dayalı önceden belirlenmiş aşamalarda uygulanan rutin program: Bazen, solucanların girişini en aza indirmek için transferden hemen önce yarkalar tedavi edilir, ardından kısmi bağışıklık gelişimine bağlı olarak farklı aralıklarla yumurtacıların / damızlıkların tedavisi yapılır (Grafik 1). Şayet sürü öyküsü solucan enfeksiyonlarının tipik olarak daha sonraki bir aşamada başladığını gösteriyorsa, tedavi programı buna göre ayarlanabilir. > Klinik semptomların ortaya çıkmasını beklemek: İlk klinik semptomlar ortaya çıkmadan önce önemli hasarlar meydana geldiğinden bu yaklaşım önerilmez.
BAŞARILI BİR TEDAVİ
Fenbendazol, antelmintiklerin benzimidazol grubuna ait etkili bir moleküldür. Şimdiye dek, tavuklardaki yuvarlak solucanlarda fenbendazole karşı direnç gözlenmemiştir. Gallifen® iki benzersiz formülasyonda mevcuttur: > İçme suyunda kullanılmak üzere geliştirilen oral nanosüspansiyon. > İlaçlı yem için mikrogranüle edilmiş premiks. İster içme suyu ister yem ile uygulansın her iki formülasyon da kolay ve tam doz uygulamasına izin verecek şekilde formüle edilmiştir ve ikisinin de yumurtadan arınma süresi sıfır gündür. Benzimidazoller suda çözünmediğinden solucan tedavisinde içme suyu ile kullanımları karmaşıktır. Bunun üstesinden gelmek için Huvepharma yine bir öncülüğe imza atarak nanosüspansiyon teknolojisi ile geliştirdiği Gallifen® 200mg fenbendazol/ml kanatlı sektörünün kullanımına sundu. Bu teknoloji fenbendazol kristallerini nanometre düzeyine indirir. Seçilen yardımcı maddeler (eksipiyanlar), çok küçük partikül boyutu birlikte, yüksek konsantrasyona sahip çözünmelerde (oranlayıcılar) ve karıştırma tanklarındaki (resme bakınız) mükemmel homojeniteye katkıda bulunur. Bu nedenle bu sıvı formülasyon optimum etkinlik, güvenlik ve kullanım kolaylığı sunar: Etkinlik: Homojenite her bir tavuğun ilacı doğru dozda alması ile sonuçlanır. Güvenlik: Ürünün kullanımı esnasında dozatronlarda, su hatlarında veya nipel uçlarında herhangi bir tıkanıklık şekillenmez. Kullanım kolaylığı: Kolay uygulama ve kısa hazırlık süresi. Zaman alan ön seyreltme gibi adımlar ve ek karıştırma artık gerekli değildir. Gallifen® 200mg fenbendazol / ml Oral Süspansiyon, tavuklarda en yaygın görülen yuvarlak solucanların tedavisinde kullanılan AB ruhsatlı etkili bir üründür. Tedavi süresi beş gündür ve sürüde bulunan yuvarlak solucan türlerine bağlı olarak iki farklı doz rejiminde kullanımı önerilir (Tablo 2). A. galli, H. gallinarum ve C. obsignata’ya karşı etkinlik, tedavi sonrası toplam erişkin solucan sayısının azaltılmasının belirlendiği çeşitli çalışmalarda araştırılmıştır. Düşük dozda, A. galli’ye ve H. gallinarum’a karşı etkinlik sırasıyla %100 ve %99.4 olarak gösterilmiştir. Yüksek dozda, C. obsignata’ya karşı etkinlik %99.1’dir.

DEĞERLENDİRME
Özellikle free range yetiştirme sistemleri solucan enfestasyonlarının ortaya çıkışında oldukça etkilidir. Tedavinin stratejik bir şekilde uygulanması kanatlı yetiştiriciliğinin daha karlı ve daha iyi bir performans ile yapılmasına olanak tanır. Burada tedavide kullanılacak aktif madde seçimi ve ürün formülasyonu anahtar rol oynar. Gallifen® (fenbendazol), çiftlikte helmintlerin varlığına bağlı olarak iki doz uygulaması seçeneği ile içme suyunda uygulama için benzersiz bir nanosüspansiyon teknolojisi sunar. Bu eşsiz formülasyon, yuvarlak solucan enfeksiyonlarının başarılı bir şekilde kontrol altına alınması için optimum etkinlik, güvenlik ve kullanım kolaylığı sağlar.

NOT: Makalenin orijinal versiyonu International Poultry’de Volume 30 Sayı 5’de yayımlanmıştır.