Huvepharma’nın Sürdürülebilir Üretim Yolculuğu
HUVEPHARMA’NIN SÜRDÜRÜLEBİLİR ÜRETİM YOLCULUĞU

Sürdürülebilirlik, dünya genelinde birçok kuruluş için öncelikli bir konu haline geldi. Özellikle hayvansal protein değer zincirleri, çevresel etkileri nedeniyle giderek daha fazla incelemeye tabi tutuluyor. Bu süreçte yem sektörü, emisyonların azaltılmasında kritik bir rol oynuyor ve birçok şirket, çevresel etkileri aza indiren ve hayvansal üretimin tüketici algısını olumlu yönde etkileyen uygulamaları benimsemeye yönelik önemli adımlar atıyor. Huvepharma, sürdürülebilirlik alanındaki girişimleriyle sektörde anlamlı değişimlere öncülük eden bir lider.
Feedinfo Aralık ayında yayınlanan röportajında Huvepharma Global Sürdürülebilirlik Müdürü Stefaan Bekaert, firmamızın bu konudaki iddialı hedeflerine dair yeni bilgiler paylaştı. Yenilenebilir enerji projelerindeki ilerlemelerden, ürün portföyü için yürütülen kapsamlı yaşam döngüsü değerlendirmelerine (LCA) kadar birçok konuda adım atan Huvepharma olarak sürdürülebilirliği yalnızca bir hedef olarak değil, operasyonlarımızın temel bir unsuru olarak benimsiyoruz.
Global Sürdürülebilirlik Müdürümüz Stefaan Bekaert Feedinfo’ya verdiği röportajda; Huvepharma’nın karbon nötr üretime ulaşma süreci, hayvancılıkta sürdürülebilirliği teşvik eden yenilikçi stratejileri ve küresel gıda sistemine dair geniş vizyonunu ele alınıyor.
Daha önce Feedinfo Perspectives makalesinde Huvepharma’nın sürdürülebilirlik konusundaki zorlukları ve girişimlerini ele almıştık. Bu projelerle ilgili gelişmeleri bize aktarır mısınız?
Huvepharma, entegre yapıya sahip bir firmadır; yani üretim süreçlerimizin tamamı üzerinde doğrudan kontrol sahibiyiz. Ar-Ge ve üretim ekiplerimiz, süreçlerimizi optimize etmek ve iyileştirmek için çalışıyor. Öncelikli hedefimiz, kaynaklarımızı en verimli şekilde kullanmak ve yenilenebilir enerjiye yatırım yapmaktır.
Üretim tesislerimizi karbon salınımından arındırmayı hedefliyor ve bu amacımıza 2030 yılına kadar ulaşmayı planlıyoruz. 2022 yılında, 2030 yılına kadar 300 MW kapasiteli bir güneş enerjisi santrali kurma hedefiyle iddialı bir projeye başladık. Şu an itibariyle100 MW’a yakın kapasiteye ulaştık ve bu, elektrik ihtiyacımızın yaklaşık %35’ini karşılıyor.
Huvepharma ayrıca biyokütle kojenerasyon tesisleri işletmektedir. Bu sayede, kullandığımız enerjinin %45-50’sini üretim süreçlerimize geri kazandırabiliyoruz. 2023 yılı sonunda, toplam enerji tüketimimizin %35’i kendi tesislerimizde üretilen yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanıyordu. Buna ek olarak, su verimliliğini artırmak ve hava kalitesini iyileştirmek için uzun süredir çalışmalar yürütüyoruz. 2023 yılında, toplam su tüketimimizin %75’ini geri dönüştürdük veya tekrar kullandık. 2025 yılı itibariyle, güneş enerjisi santralimizden üretilen elektriğin kendi kullanımımıza ayrılmasını artırmak için bir batarya istasyonuna yatırım yapacağız. Ayrıca, doğal gaz bağımlılığımızı azaltmak amacıyla jeotermal enerji santrallerine odaklanacağız.
Huvepharma, ürünlerinin sürdürülebilir hayvancılığa katkı sağladığını nasıl garanti ediyor?
Üreticilere ürünlerimizin tam yaşam döngüsü değerlendirmelerini (LCA) sunma sorumluluğumuz var. Şu anda 29 ürünümüz için tam LCA analizini tamamlamış bulunuyoruz. Bu ürünlerimiz arasında OptiPhos® Plus ve Hostazym® enzimlerimiz, B-Act®, Bio D® ve Flavomycin® gibi yem katkı maddelerimiz, antikoksidiyal ürünlerimizden Monimax®, Sacox® ve Coxidin® ve veteriner ürün portföyümüzde yer alan Pharmasin®, Tilmovet® ve Parofor Crypto® gibi ürünler yer alıyor. Geçtiğimiz aylarda, ilk hijyen ürünümüz Prophyl® S için de ilk LCA değerlendirmesini tamamladık. 2025 yılı başına kadar beş yeni ürünün daha LCA analizini tamamlamayı planlıyoruz.
Hayvan sağlığı ve beslenmesi alanında faaliyet gösteren bir şirket olarak, modern hayvancılık üreticilerinin karşı karşıya olduğu mevcut ve gelecekteki zorluklara yönelik çözümler sunmaya çalışıyoruz.
Mevcut ürün portföyümüz, hayvansal üretimin çevresel etkisini azaltmada önemli bir rol oynuyor. OptiPhos® Plus ile yapılan tüm denemeleri kapsayan yakın tarihli bir meta-analiz, broiler üretiminde karbon ayak izinin %3,4 ila %5,6 oranında azaldığını gösterdi. OptiPhos® Plus ve Huvezym® neXo için maksimum matrix değerlerinin kullanıldığı bir denemede, karbon ayak izinin %10’a kadar azaldığını, teknik performansın korunduğunu ve üretim maliyetlerinin ise düştüğünü gözlemledik. Huvezym® neXo, optimize edilmiş lif sindirimi için üç farklı temel enzim aktivitesi (ksilanaz, ksiloglukanaz ve betaglukanaz) içeren yeni enzim kompleksimizdir. Bu tür çözümler, sürdürülebilirliği ve maliyet tasarrufunu bir araya getiren uygulamalar sunmaktadır.
Sağlıklı hayvanlar ile sürdürülebilir hayvancılık arasındaki bağlantı göz ardı edilemez. Hijyen portföyümüz ve aşılarımız ile hastalıkları önlemeye yardımcı olurken, enzimler, probiyotikler ve antikoksidiyaller ile bağırsak sağlığını koruma konusunda üreticilere kapsamlı çözümler sunuyoruz.
Huvepharma’nın uzun vadeli sürdürülebilirlik hedefleri nelerdir? Bu yolculukta karşılaştığınız zorluklardan bahsedebilir misiniz?
Uzun vadeli vizyonumuz, 2030 yılına dek karbon nötr hale gelmek. Bunun yanı sıra, su tüketimimizi ve operasyonlarımızdaki atıkları önemli ölçüde azaltmayı da hedefliyoruz. Ayrıca, müşterilerimizin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmalarına yardımcı olacak yeni çözümler geliştirmek amacıyla ürün portföyümüzü genişletmeye kararlıyız.
Üretim zincirinin tamamını kontrol etmemize rağmen, belirlediğimiz hedeflere ulaşabilmek için tedarikçilerimize de bağımlıyız. Tedarik zinciri ekiplerimiz, tedarikçilerimizle sürdürülebilirlik hedeflerimizi paylaşarak bu hedeflerin neden önemli olduğunu anlatıyor ve onları bu sürece dahil ediyor.
Sonuç olarak, Huvepharma olarak küresel hayvancılık değer zincirinin bir parçasıyız ve amacımız doğal kaynakları tüketmeden, verimli ve dayanıklı bir küresel gıda sistemine katkıda bulunmak.
