Değişen iklime hazır olmak

2023 yılı sonunda gerçekleştirilen COP28 İklim Zirvesi’nde, gıda üretiminin rolü alışılmadık biçimde ön plana çıktı; önemli tarım devletleri arasında gıda ve tarımı kendi iklim planlarına dahil etme ve tarım-gıda endüstrisinde yeşil geçişe yardımcı olmak için fon sağlanması konusunda önemli taahhütler vardı.

Bu geçiş, hayvan besleme ve sağlık sektörünün taahhüdü olmadan gerçekleşemez. Hayvancılığın verimliliğini artırmak, sera gazı ayak izini azaltmanın en önemli aracıdır ve küresel ısınmanın baş gösterdiği bir dünyada hayvanları sağlıklı tutmak için inovasyona giderek daha fazla ihtiyaç duyulacaktır.

Huvepharma® Küresel Sürdürülebilirlik Müdürü Stefaan Bekaert değişen iklimin hayvan üretimini nasıl etkileyeceğini, buna uyum sağlamak için ne tür çözümlere ihtiyaç duyulacağını ve operasyonlarının iklime etkilerini azaltma konusunda nasıl kararlı olduklarını Feedinfo’ya aktardı. 

Huvepharma® Küresel Sürdürülebilirlik Müdürü Stefaan Bekaert

[Feedinfo] Hayvan beslenmesi, sağlığı ve üretiminin değişen iklime nasıl uyum sağlaması gerekecek? Örneğin, ne tür hayvan sağlığı ve üretkenlik sorunları daha yaygın hale gelecek, hangi yem bileşenlerinin değiştirilmesi veya geliştirilmesi gerekecek?

Stefaan Bekaert: İklim değişimi, hayvan beslenmesi, sağlığı ve üretimi için zorluklar doğurmakta ve çeşitli alanlarda adaptasyonu gerekli kılmaktadır. En önemli hususlardan biri iklim değişikliğinin hayvan sağlığı üzerindeki etkisini ele alma ihtiyacıdır. İklim değişikliği parazit enfestasyonlarında ve kene kaynaklı ensefalit gibi vektör kaynaklı hastalıklarda artışa neden olabileceği gibi, hayvan üretimini etkileyebilecek kuraklık ve sel gibi doğa olaylarının ortaya çıkmasına da yol açabilir.

Yanı sıra, toprak, su ve yem rekabeti nedeniyle doğal kaynaklar üzerindeki baskı artmaktadır. Bu, kaynak kullanımını optimize etmek için daha verimli hayvansal üretim sistemlerinin geliştirilmesini gerektirir. Örneğin, genetik seleksiyon ve geliştirilmiş yem formülasyonları, endüstrinin çevresel ayak izini azaltmaya yardımcı olabilir.

Genel olarak, hayvan beslenmesi, sağlığı ve üretiminde değişen iklime uyum sağlamak, iklim değişikliğinin hayvan sağlığı üzerindeki etkisini azaltmaya yönelik stratejilerin uygulanmasını, kaynak verimliliği ile biyogüvenlik önlemlerini artırmayı, hastalık yayılımının izlenmesini ve yönetimini içerir.

[Feedinfo] Müşterilerin iklimle ilgili zorluklarla yüzleşmesine yardımcı olmak için ne gibi yenilikleriniz var? İleriye dönük olarak Ar-Ge çalışmalarında ne tür iklim dostu teknolojilere odaklıyorsunuz?

Stefaan Bekaert: Hayvansal üretimin, iklim değişikliğini ele alan ve daha çok tüketiciye ulaşmaya katkıda bulunacak daha sürdürülebilir üretim sistemlerine doğru gelişmeye devam edeceğini öngörüyoruz. Huvepharma ürün geliştirme konusunda büyük oranda bu yeni trendlere odaklanıyor ve bu, halihazırda sunulan ürünlere de yansıyor:

Hayvan sağlığı

Huvepharma, iklimle ilgili sağlık sorunlarını ele almak için kullanılabilecek geniş bir ürün yelpazesi sunmaktadır. Örneğin, kümes hayvanlarında, koksidiyozun kanatlı sağlığı ve yem verimliliği üzerinde büyük bir etkisi olduğu ispatlanmıştır ve son dönemde düşük bir koksidiyoz varlığının dahi büyük bir etki meydana getirdiğini göstermiş bulunmaktayız. Bu nedenle, etkili bir koksidiyoz kontrol stratejisinin uygulanması çok önemlidir. Huvepharma’nın benzersiz kapsamlı antikoksidiyal portföyü ile her üreticiye işletmeleri için en iyi kontrol programını sunabiliyoruz.

Beslenme

İyi yem sindirilebilirliği, yalnızca ekonomik faydalar ve hayvan sağlığında iyileştirmeler sağlamakla kalmaz, aynı zamanda çevresel etkiyi de azaltır. Fitazlar ve karbohidrazlar gibi ekzojen enzimler, çiftlik hayvanlarının mevcut ve alternatif yem hammaddelerindeki besin maddelerini daha iyi kullanmalarına yardımcı olur. Bu ek besinler, performansı artırmak veya yem maliyetlerini azaltmak konusunda rasyonları yeniden formüle etmek için kullanılabilir.

Alternatif yem materyallerinin esnek kullanımı, bağırsak sağlığı yönetimi için zorluk teşkil etmekte ve enterik problemlere neden olmaktadır. Enterik sorunlar, hala üreticilerin karşılaştığı en önemli sağlık sorunlarından biridir ve performansta yetersizliğe yol açmaktadır. B-Act, Top Gut (probiyotikler) ve Clarity Q (saponin) gibi yem katkı maddeleri ile hammaddeler arasında geçiş yaparken bile bağırsak ortamı stabilize edilebilir.

Tedavi

Hayvan sağlığını ve refahını tehlikeye atan salgın hastalıklar, üreticiler için her zaman endişe kaynağı olacaktır. Huvepharma, antibiyotik direncini önlemek ve hayvan refahını korumak için ilaçların bilinçli kullanımını teşvik etmeye yatırım yapmaya devam ediyor.

Üretim performansında düzenlemeler ve iyileştirmeler yapmak için öncelikle çeşitli parametreleri ölçmeniz ve takip etmeniz gerekir. Huvepharma, hayvancılık profesyonellerini desteklemeye yardımcı olacak hizmetlerin geliştirilmesine odaklanıyor. Örneğin, broyler, yumurtacı ve hindi üreticileri için dijital bir sağlık izleme sistemi olan Aviapp®, üreticilerin sürülerinin sağlık durumunu ve performansını yapısal olarak izlemesine, analiz etmesine ve takip etmesine olanak tanır. Toplanan veriler yorumlanabilir ve sağlık durumunu, üretim performansını ve refah düzeylerini iyileştirmek için daha yerinde kararlar alınmasını sağlar. Aviapp®, üreticileri potansiyel sağlık veya diğer sorunlar konusunda uyarmak için de kullanılabilir. Bu erken müdahale, hayvan refahının devamlılığını sağlarken, aynı zamanda verimliliği de artırır.

Huvepharma bünyesinde bulunan veteriner doz hesaplayıcısı ve biyogüvenlik uygulaması gibi diğer uygulamalar da ilaçların ve hijyen ürünlerinin bilinçli kullanılmasına ve uygulanmasına yardımcı olur.

 

[Feedinfo] Şirketinizde kendi operasyonlarınızın sürdürülebilirliğini iyileştirmeye yardımcı olmak için neler yapıyorsunuz?                         

Stefaan Bekaert: Huvepharma, kendi operasyonlarının sürdürülebilirliğini iyileştirmek için çok önemli adımlar atmaktadır.

  1. Yenilenebilir enerji yatırımları – Huvepharma, güneş panelleri, jeotermal enerji santralleri ve diğer yenilenebilir enerji kaynaklarına 200 milyon € yatırım yapma taahhüdü vermiştir. Halihazırda 75 MW kapasiteli bir güneş enerjisi santrali işletiyoruz ve bunu 2030 yılına kadar 300 MW’a çıkarmayı planlıyoruz. Sonuç olarak, 300.000 hanenin enerji tedariğine eş değer enerji sağlayacak, yaklaşık 300 hektarlık bir alanı kapsayan daha büyük güneş enerjisi çiftliklerinden birine sahip olacağız.
  2. Üretim tesislerinin karbondan arındırılması– Yenilenebilir kaynaklardan kendi enerjimizi üreterek, tesislerimizi karbondan arındırma sürecindeyiz. Karbon ayak izimizi azaltmak ve dolaylı emisyonları (kapsam 3) ele almak için değer zincirinin yukarı ve aşağı akışındaki ortakları dahil ederek önlemler alıyoruz.
  3. Döngüsel ekonomi ve atık yönetimi – Huvepharma, çevresel etkimizi azaltmak için modernize edilmiş atık su arıtma (WWT) tesislerini, atık hava filtreleme tesislerini ve yakma tesislerini üretim tesislerine entegre etti. Üretim süreçlerimizde buhar elde etmek için atık malzemeler ve biyokütle kullanıyoruz. Ayrıca çevresel ayak izimizi en aza indirmek için izlenebilir kaynak kullanımına ve atık yönetimine odaklanıyoruz.
  4. Alg bazlı omega-3 üretimi – Vegan omega-3 alg yağlarının büyük ölçekli üretimi için bir ortak girişim olan HuveNutraceuticals’ı kurduk. Bu sürdürülebilir üretim yöntemi, balık stoklarının tükenmesini önler ve son derece karsinojen kimyasal bileşikler olan poliklorlu bifeniller veya dioksinler gibi zararlı bileşikler içermez.
  5. Çevre dostu ambalaj kullanımı – Paketlemede kağıt torbalar ve suda çözünür ambalajlar gibi çevre için daha güvenli olan ve atıkları azaltan malzemeleri kullanıyoruz. Bununla plastik kullanımını en aza indirmeyi ve karbon ayak izimizi daha da azaltmayı hedefliyoruz.
  6. Enerji verimliliği ve kaynak optimizasyonu– Huvepharma, atıkları en aza indirmek ve sınırlı enerji kaynaklarına olan bağımlılığı azaltmak için aydınlatma sistemleri de dahil olmak üzere tüm üretim süreçlerini sürekli olarak gözden geçirerek iyileştirir. Kaynak girdilerini optimize etmeye, kirliliği ve karbon emisyonlarını azaltmaya çalışıyoruz. Bu girişimler, çevresel sürdürülebilirliğe olan bağlılığımızı ve operasyonlarımız boyunca çevre üzerindeki etkimizi azaltmaya yönelik çabalarımızı göstermektedir.

NOT: Makalenin daha geniş ve orijinal versiyonu Feedinfo Dergisi’nin 19.12.2023 tarihli sayısında Sektör Perspektifleri Diyaloğu bölümünde yayımlanmıştır.